| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

kadın, kadin, diyet, kadın sağlığı,astroloji, makyaj, evlilik, itiraf, güzellik, kadınlar, cinsellik, moda, magazin, ev dekor, aşk, evlilik, stil, kadın olmak, cilt bakımı , gebelik, erkekler, kadınlar, kadınlar i

Kadınların Dünyası , Evlilik Bakım Aşk , Şeftali Falan ...

Ana Sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar< önceki | sonraki >

Get your own Chat Box! Sitene Chat Kodları !

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Yazılar

Doğum Çantası

Bir anne adayının hastane çantasında olması gerekenler aşağıda sıralanmıştır. Ancak çantanızı hazırlarken doğum yapacağınız mevsime çok önem vermeli ona göre giysi koymalısınız. Ayrıca doğum yapacağınız hastane ile görüşmeli sizin ve bebeğiniz için temin edecekleri şeyleri öğrenmelisiniz. Böylece çantanızı gereksiz, kullanmayacağınız eşyalarla doldurmuş olmazsınız.

Bebek için,

  • 2 tane bady (Mevsime göre kısa veya uzun kollu)
  • 2 tane tulum
  • 2 tane çorap
  • 2 tane ağız mendili
  • 2 tane pijama altı
  • 2 tane şapka ve eldiven
  • 2 takım kıyafet (zıbın takımı, pijama takımı ,patiği,başlığı vs)
  • Yelek ve hırka
  • Battaniye
  • 3-4 tane bebek bezi
  • Araba koltuğu/ana kucağı veya portbebe
  • Havlu
  • 2 tane önlük
  • 2 tane yelek
  • 2 adet patik
  • Göbek bağı
  • Saç fırçası
  • Burun temizleme aspiratörü
  • Biberon

Anne için,
  • 2 adet gecelik
  • 1 adet pijama
  • 1 adet sabahlık
  • Altı kaymayan terlik
  • 2 adet çorap
  • 3-4 adet kilot
  • 1-2 adet atlet
  • 2 adet emzirme sütyeni
  • Hırka ya da şal
  • Koyu renk havlu
  • Hijyenik ped
  • Göğüs pedi
  • Göğüs kalkanı
  • Göğüs ucu için krem
  • Göğüs pompasi
  • Tarak
  • Diş macunu-diş fırçası
  • Şampuan
  • Sabun
  • Toka, parfüm, makyaj malzemeleri
  • Kulak pamuğu
  • Kağıt, kalem

Genel Gerekli Malzemeler
  • Fotoğraf makinesi veya kamera
  • Telefonlar ve şarj aletleri
  • Yedek piller
  • Kolonya, ıslak mendil
  • Kağıt havlu
  • Kitap, dergi v.s.
  • Çikolata

Gebelik Testleri, Gebeliğin Varlığını Anlamak İçin Yapılan Testler

Gebeliğin erken teşhisi için gebe kadın plasentasının salgıladığı koryon gonadotrop hormonun idrarda aranması yoluna gi­dilmiştir. Bu hormonun varlığını anlamak için de biyolojik hayvan deneyleri veya immunoşimik testler kullanılır. Bu amaçla beklenen âdet günü bir hafta geçtiğinde gebe oldu­ğundan şüphe edilen kadının sabah ilk idrarı temiz bir kaba alınarak laboratuara gönderilir. Biyolojik gebelik testlerinden Ascheim -Zondek reaksiyonu eskiden çok kullanılan ve dişi farelerde yapılan hassas bir deney­dir. Ancak pahalı olması ve sonucun 3-4 gün içinde alınabilmesi dolayısıyla bugün pek kullanılmaz. Erkek kurbağalarla yapı­lan Galli-Mainini testi ile sonuç iki saat içinde alınabilir. Gebe kadın idrarının kur­bağanın sırtındaki lenf kesesi içine enjekte edilmesinden sonra kurbağa kloakasında kurbağa sperminin görülmesi gebe­liğin varlığına işaret sayılır. Kurbağa testi % 80-90 doğru netice verir. Dişi tavşanlara zerkedilen gebe idrarının bu hayvanlarda yumurtlama meydana ge­tirmesi esasına dayanan Friedman testi de ancak 48 saat sonra sonuç veren pahalı testlerdendir. Günümüzde immünolojik testler biyolojik testlerden daha çok kullanılmaktadır. Bu gebelik testlerinde insan plasentasından elde edilen özel antikorlar (HCG antikor­ları) kullanılır. Gebe olduğu sanılan kadının idrarında bulunacak antijenik etkili kofyon gonadotropin hormon ile bu test materyeli arasında meydana gelecek antijen antikor ilişkisinden yararlanılır.
Bu amaçla hazırlanmış test reaktifleri (Pregnosticon, Planotest, Denco, Planosec vb.) ile lam üzerine konan iki damla idrar karıştırılır. Aglutinasyonun meydana gelip gelmediğine göre gebeliğin var olup olma­dığına 2 saat veya 2 dakika içinde karar verilir.

İdrarla yapılan bazı testlerde (planosec) gebelik iki dakika içinde teşhis edilebilir Bu yöntemde aglütinasyon görülmediğinden, gebelik var demektir.

1. Bir damla idrar damlatıp karıştırınız.
2. Bir damla arı su damlatıp karıştırınız.
3. Tümünü karıştırıp iki dakika sonra sonucu
okuyunuz. 4. ( + ) Aglütinasyon yok, pozitif, gebe.
5. (—) Aglütinasyon var, negatif, gebelik yok.

Gebelikte Sigara ve Alkol

Gebelikte Sigara

ImageGebelikten önce gebelik sırasında ve sonrasında sigara içmeniz sadece sizin sağlığınız değil aynı zamanda bebeğinizin sağlığını da riske etmektedir.

Her nefeste size ve bebeğe zararlı olan nikotin, katran ve karbonmonoksit gibi zararlı maddelere maruz kalmaktasınız. Karbonmonoksit anne kanında taşınarak bebeğe ulaşır ve fetusa ulaşan oksijen miktarını azaltır.

Nikotin çocuk eşini(plesenta) geçerek kan damarlarının kasılmasına ve bebeğe daha az oksijen ve besin gitmesine neden olur.Bebek doğduktan sonra siz veya eşiniz bebeğin bulunduğu ortamda sigara içerseniz bebeğiniz sigaranın zararlı etkilerine maruz kalacaktır.

Sigara içilmesi normal bir gebeliğin yaşanmasını zorlaştırır. Eğer sigara içerseniz gebelikte vaginal kanamayı daha sık yaşayabilirsiniz. Aynı zamanda dış gebelik,düşük,ölü doğum ve erken doğum riskleri artacaktır. Çocuk eşinin rahime tutunduğu yerde sorunlar yaşanabilir.Düşük doğum ağırlıklı bir bebek sahibi olma olasılığı artar.Düşük doğum ağırlıklı bebeklerin erken doğma şansları daha yüksektir.

Ani bebek ölümü sendromu sigara içen annelerin bebeklerinde 2 kat daha fazladır.Sigarayı ne kadar erken bırakırsanız bebeğiniz için o kadar daha iyi olur.Eğer bırakamıyorsanız mümkün olduğunca az içmelisiniz.

Siz sigara içmezseniz de başkalarının sigara dumanı siz ve bebeğinize zarar verebilir.Bu yüzden bebeğinizin sağlığı,için pasif içiciliğin daha zararlı olduğunun saptandığı bu günlerde sigara içen insan ve ortamlardan uzak durunuz.
BEBEĞİNİZİ KORUYUN.


Gebelikte Alkol
Alkol kullanılması ile alkolün kötü kullanımı arasında fark vardır. Bazı insanlar arada bir-iki kadeh içerler;bu alkol kullanımıdır. Bazıları ise hergün ve alem yaparak içmektedirler;bu alkolün kötü kullanımıdır.Alkol kullanımını alkolün kötü kullanımdan ayıracak alkol miktarı açıklık kazanmamıştır.

Alkol kalp atışları ve solunum gibi vücut fonksiyonlarını yavaşlatmaktadır. Gebe bir kadın alkol aldığında alkol kan yolu ile bebeğe ulaşmaktadır.Bebeğe ulaşan alkol anne kanındaki alkol seviyesi ile aynıdır. Gebe kadın gebeliği sırasında aşırı alkol alırsa, almayana göre düşük yapma olasılığı artar.Gebelikte ne kadar çok alkol alınırsa risk o kadar artar.Risk gebeliğin erken döneminde en fazladır. Gebeliğinde alkol alan annelerin bebeklerinde fetüs alkol sendromu denilen fizik,zeka ve davranış bozukluklarını içeren birtakım hastalıklar görülmüştür. Bu sendrom bebeklerde gözlenen zeka geriliğinin en önemli nedenlerindendir. Fetüs alkol sendromlu (FAS) bebekler ,normal bebeklere göre daha kısa boylu ve kiloları daha düşük olmaktadır.Özel bakım sağlansa bile iyi gelişememektedirler. Kafaları küçük olup,yüz,kafa eklemleri,kol ve bacaklarda anormallikler gözlenir. Kalp bozuklukları ve hareketlerin kontrol edilememesi de görülmektedir. Çoğu geri zekalı olup hiperaktivite,aşırı sinirlilik ve dikkat zayıflığı gibi birçok davranış bozuklukları gözlenmektedir.

Bazı bebeklerde birden çok bozukluk bulunur.Beraberinde sigara,başka ilaçlarının kullanımı,kötü beslenme ve stres gibi faktörler FAS oluşumunda önemli rol oynamaktadır.Muhtemelen alkol bütün vakalarda ortak maddedir.Diğer faktörler tek başına bu sendroma neden olmazlar.Ne kadar alkolün fetusü riske soktuğunu bilmek zordur.Her fetus farklı düzeyde etkilenmektedir.

Eğer bir kerede yüksek dozda alkol almıyorsanız ve kendinizi hafif içici kabul ediyorsanız en iyisi alkolü bırakmanızdır.Alkolü bırakmanız sağlıklı ve normal bir bebeğe sahip olmanız için hayat tarzınızda yapacağınız olumlu değişikliklerden birisidir.Ama yine de çok keyifli akşamlarda(sık olmamak koşulu ile) 1-2 bardak şarap içmenizde büyük bir sakınca yoktur.

Dirseklerimizin Bakimi

Dirsekleriniz sertleşmeye başladı. Ne yapacağınızı bilemiyor ve paniğe kapılıyorsunuz. Ama buna hiç gerek yok. Yapmanız gereken çok basit bir şey var. Bir parça pamuğu sütle ıslatın ve dirseklerinize sürün. 15 dakika bekletin. Bu işlemi bir hafta boyunca her gün tekrar edin. İpek gibi pürüzsüz dirseklere kavuşun

Derinin, vücudun diğer kısımlarına kıyasla, dirseklerde daha kuru olması normaldir. Ama, eğer dirsekleriniz fazla kalınsa, yediklerinize dikkat etmeniz gerekir. Bu yüzden yeterli A vitamini almalısınız. Yumurta sarısı, havuç, kabak ve tereyağı A vitamini açısıdan zengindir.

MAYDANOZ İYİ GELİYOR
Haftada iki kez, doğal yollardan elde edeceğiniz yumuşatıcı bir kimyasal aşındırma uygulayabilirsiniz. Ilık badem yağı batırılmış bezi, diseklerinize sarın. Bu uygulamanın ardından, üzerine bol miktarda sofra tuzu döktüğünüz yarım limonla dirseklerinizi ovun. Duruladıktan sonra, bolca krem sürün. Dirsekleriniz çatlayacak kadar sertleşmişse, maydanoza başvurun. 50 gr maydanoz üzerine 100 gr kaynar su dökün. 2 hafta boyunca her gün, bu suya batırılmış bezleri dirseğinize sarabilirsiniz. Çok iyi bir sonuca ulaşacaksınız.

Dirsekleriniz, sizi rahatsız edecek şekilde koyu renkteyse bu durumu hafifletmek için işe limonla ovarak başlayabilirsiniz...

-Dirseklere, banyo ya da duş sırasında, lif eldiven, sert ve doğal kıllardan yapılmış bir banyo fırçası ya da bitkisel liflerden bir sünger ile masaj yapabilirsiniz. Böylece, renkleri açılacak ve yumuşayacaklardır; tabii ki, krem ya da bonya sonrası yağı ile nemlendirmek de gerekli.

Haftada iki kez, doğal yollardan elde edeceğiniz yumuşatıcı bir kimyasal aşındırma uygulayabilirsiniz. Ilık badem yağı batırılmış bezi diseklerinize sarın (dirseklerinizi direk olarak yağın içerisine de batırabilirsiniz). Bu uygulamanın ardından, üzerine bol miktarda bol miktarda sofra tuzu döktüğünüz yarım limonla dirseklerinizi ovun. Duruladıktan sonra, bolca krem sürün.

Aynı miktarda krem ve baldan oluşan bir karışıma bir kaç damla zeytinyağı ilave edin. Dirseklerinize masaj yapabileceğiniz besleyici bir krem elde edeceksiniz.

Zeytinyağı dirsek ve tırnaklar içinde yararlıdır

Gebelikte Cinsel ilişki , Hamilelikte Cinsel ilişki

Halk arasında doktor aşağıdan muayene etti bebek düştü,aşağıdan muayene olmak zararlıdır gibi sözler karşısında hastalarımıza söylediğimiz şey; eğer vaginal muayene zararlı olsa tüm hekimler gebelik sırasında cinsel ilişkiyi yasaklardı.

Halbuki gebe rahim için cinsel ilişki daha büyük bir baskı yapmaktadır.Vaginal muayenenin steril koşullarda yapıldığı takdirde;bir sakıncası yoktur.Ve bu vesileyle gebelik sırasında cinsel ilişkiyi yasaklamıyoruz.28.haftadan sonra içeriye boşalma yapılmamalı ve 36. haftadan sonrada cinsel ilişki yasaklanmalıdır. Doğuma az bir zamana kadar çiftlerin çoğu cinsel ilişkiye girmektedir.28-36 haftalarda cinsel iliski spermanin içindeki bazı kimyasal maddeler (prostaglandin)erken doguma yol açabileceğinden sakincalıdır ve yine bu dönemde erkeğin cinsel organı yolu ile vaginaya ithal edilen mikroplar doğum esnasında aktif hale geçerek lohusalik devrinde bir enfenksiyona sebeb olabilirler.Web sayfamızda soru cevap bölümüne başladığımızdan bu yana hem adet sırasında hemde gebeliğin son dönemlerinde cinsel ilişki yaptığını söyleyen bir çok kişi tespit ettik.Bu konuyu sadece eğitimin geri kaldığı düşüncesine bağlayamayız.Acaba aydın olarak bizler halkımızı yeterince aydınlatıyormuyuz ve bunun için bir çaba gösteriyormuyuz.

Aslinda gebe kadınların gebelikleri esnasında cinsel ilişki arzusu ileri derecede azalmıs;kadın bütün ruh ve hayal alemiyle ve organizmasi ile kendini karnında taşıdığı çocuğa vermistir.Kocaların bu dönemde eşlerini aşırı cinsel ilişkiye zorlamaları doğru değildir.

Bazı çiftler cinsel iliskinin fetusa zarar verebileceğini düsünürler. Ancak bebek sıvı dolu bir kese içerisindedir ve iyi desteklenmektedir. Rahat bir iliski için farkli pozisyonlar deneyebilirsiniz.Örneğin ilişki sırasında kadın yan yatarsa karnına daha az basınç uygulanır.Gebelikte cinsel ilişki için temel ölçü rahatlığınızdır.

Gebeliğin hangi döneminde olursa olsun ilişki sırasinda ağrı,kanama gibi yakınmalar ortaya çıkarsa derhal doktorunuza basvurmalısınız.Önceki gebeliğinizde veya gebeliğiniz sırasında aşağıdaki durumlardan birini yaşadıysanız,doktorunuza da danışarak lütfen cinsel ilişkiyi kontrollü yapınız veya gebeliğin sonuna kadar yapmayınız

  • Erken doğum
  • Enfeksiyon
  • Kanama
  • Suların erken gelmesi
  • Doktorunuz tarafindan tespit edilen bebek eşinin önde gelmesi
  • Doktorunuz tarafindan tespit edilen düşük yada erken dogum tehdidi

GÖBEĞİNİZDEN KURTULMAK İÇİN YAPMANIZ GEREKENLER !!!


Pek çok kişi yazın hala istediği formda olamamaktan şikayetçi. Bazı kişiler biraz zayıfladıysa bile istediği yerlerden (göbek, bel, basen) incelememekten yakınıyor. Normal diyet programlarında kişiler zayıflasa bile çoğu kişide daha çok yüz bölgesi inceliyor. Ama aşırı yağlı bölgelerde pek incelme olmuyor.

Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğim. Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz. Beraberinde özel egzersiz ve bazı özel bitkisel mönüler gerekir. Bu programı 3 hafta uygulayın, 21'inci günün sonunda müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz.

Mekik hareketi

Dizlerimiz bitişik ve ayaklarımız birbirine paralel şekilde tabanları yeri gösterirken iki elimizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketlerle karnımız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapıyoruz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.

Sopalı hareket

Bu harekette de bir sopayı ense kökümüze alıp iki elimizi geçiriyoruz. Ayaklarımızı yere sağlam basıp süratli bir şekilde sağa ve sola doğru daha çok kalçadan yukarısını hızlı bir şekilde döndürerek birkaç dakikada bu hareketleri yapıyoruz. Bu haraket karnın yan tarafındaki kasların şekillenmesi ve göbeğin erimesini sağlar.

Bel kasları için mekik

Bir taraftaki kolumuzu, bükülmüş olan diğer taraftaki dizimize doğru hafifçe, sık sık ve seri hareketlerle yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu hareketi de birkaç dakika dayanabildiğimiz kadar yapmaya gayret ediyoruz. Daha sonra diğer taraftaki ayağımızı ve kolumuzu değiştiriyoruz. Bu hareket karnın yan tarafına doğru olan kasları çalıştırmak için yararlıdır.

Haftanın tek günleri bunları yiyin


Kalkar kalkmaz: 1 bardak ılık ballı limonlu su (içine yarım tatlı kaşığı bal, 10 damla limon konacak).

Sabah sporu: 35 - 40 dakika tempolu yürüyüş yapın. Bol ter atmaya gayret edin. Ardından fotoğraftaki gibi 15-20 dakika spor.

Duş: Ham ipek kese veya kabak lifi ile 5 dakika fırçalar gibi göbek, basen, popo, bel sertçe fırçalanacak. 5 dakika kadar susam yağı, kekik yağı, biberiye yağı, melisa yağı ile aynı bölgeye masaj yapılacak.

Kahvaltı: 1 adet kabuklu yeşil elma, 1 adet sert şeftali

Ara: 2 parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz.

Öğle: 1 porsiyon ızgara tavuk (derişiz), bol rokalı yeşil salata (taze soğanlı).

Ara(saat 15.00): 3-4 yulaflı bisküvi

Ara(saat 17.30): 1 adet yeşil elma.

Akşam: 4-5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), 1 dilim tam ekmek, mevsim salatası.

Gece: 1 bardak şekersiz tarçınlı ılık light süt. 3-4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avakado yaprağı karışım çayı içilecek.

Yasaklar

* Kolalı, şekerli içecekler

* Kızartma

* Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk - balık derisi, tam yağlı süt)

* Alkol (özellikle bira)

* Beyaz un,

* Beyaz şeker

* Doğum kontrol hapları

* Aşırı gündüz uykusu

* Çikolata

* Yağlı çerezler

* Cips

Zayıflatıcı çayı elinizden düşürmeyin

Bir su bardağı için 1-2 adet avakado yaprağı, 1 çay kaşığı yeşil çay, küçük bir tutam kiraz sapı ve mısır püskülü, 1 çay kaşığı rezene tohumu sadece 1-2 dakika kaynatılacak ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakılacak. Sonrasında şeker veya tatlandırıcı eklenmeyecek sadece çok ince bir dilim limonla içilecek. Yemeklerden biraz sonra da içebilirsiniz. Akşam mümkün olduğunca erken yenilecek. Sabah ise erken kalkmak önemli çünkü erken kalktığınızda metabolizma hızlanır, sabah sporu ise vücudu canlandırır, harekete geçirir.

Yan mekik

Yan kaslar ve bel kasları için belki de en yararlı haraket bu. Önce sağa doğru yatın. Sağ elinizi sağ kulağınızın üstüne değercesine yaklaştırın. Sol elinizi belinizin sol tarafına sol dirseğiniz gelecek şekilde yerleştirin. Sol elinizle belinizin sağındaki kasları hafifçe tutun. Hızla sağ kolunuzu ve sağ ayağınızı birbirine doğru yaklaştırın. 60 kez tekrarlayın.

Popo hareketi

Önce sol diziniz üstüne yatıp ayaklarınızı dik koyup rahat bir şekilde ayağınızı kayırabildiğiniz kadar yukarı kaldırıp aşağı indirin. Bu sırada dizinizi fazla bükmeyin. Daha sonra aynı hareketi yine sağ diziniz üstünde dayanarak yapın. Bu hareketi de en azından 30-40'ar kez yapmaya gayret edin. Popo ve çevresindeki yağ dokusunu azaltır.

Yanlara esneme

Bu harekette önce hazıroldaki gibi dimdik duracaksınız. Sonra hızla sağa ve sola doğru esneyebildiğiniz kadar, dikliğinizi bozmadan esneyeceksiniz. En azından üç dört dakika hızlı bir şekilde yapmaya gayret edin. Baş dönmesi, çok yüksek tansiyonu olanlar için de uygun bir hareket olmayabilir.

Kilo almamanın altın kuralları

* Güne erken başlayın, 7-8 saatten fazla uyumayın, uyandıktan sonra yatakta kalmayın.

* Asansör yerine merdiven kullanın, hızlı tempoyla yürümeye çalışın.

* Haftanın 4-5 günü egzersiz yapın, pasif jimnastik yerine aktif jimnastiği tercih edin.

* Aktif ve hareketli kişilerle birlikte zaman geçirin, hareket edersiniz.

* Hafta sonları için daima aktif planlar yapın.

* Ayakta durmaya ve yürümeye daha fazla zaman ayırmaya çalışın.

* Bir şey getirip götürmek için çocuklarınızı kullanmayın, siz alın.

* Günde en fazla yarım saat W seyredin.

* Az ve sık yiyin, öğün atlamayın.

* Acıkma duygusunun bastırılması için daima salatalık, domates, marul gibi düşük kalorili yiyecekleri tercih edin.

* Her gün sebze ve meyve yiyin.

* Yemekler için küçük, yağsız salatalar için ise büyük tabak kullanın.

* Yemek sırasında gazete okuma, TV seyretme gibi şeyler yapmayın.

kaynak : "elitkadın.com"

DÜZ BİR KARINA SAHİP OLMAK HİÇ DE HAYAL DEĞİL !!!





















Merhaba Sevgili Arkadaşlar,

Mart ayına kısa bir süre sonra veda edeceğiz. Ve baharın o mis çiçek kokulu günlerine merhaba demeye hazırlandığımız şu günlerde, kışın aldığımız ve vücudumuza yerleşmiş olan kilolardan kurtulma vakti gelmedi mi sizce de !
Bir kış boyunca evlerimize kapandık bir çoğumuz. Kış aylarında insanlar malum tembelleşiyorlar iyice ve oturdukları yerden kalkmak istemiyorlar bir türlü. Bir de bunun yanı sıra homini gırtlak yediklerimiz, abur cuburları da katarsak kilolarımızda artışlar oluyor bir çoğumuzda. Gerçi ben uzun zamandır kilo vermeye çalışıp da bir türlü veremeyen bir insan olarak son birkaç gündür yeni bir şey deniyorum ve eğer ben de başarılı olursa size de tavsiye edeceğim ilerleyen günlerde.
Evet, artık üstümüzde ki kışlıkları atmaya hazırlandığımız şu günlerde, rengarenk ince kıyafetler boy gösterecek gardıroplarımızda. Peki bu güzelim giysileri giymeye hazır mı vücudumuz. Şöyle bir aynanın karşısına geçip bir göz atalım ve nerede fazlalıklarımız varsa ona göre harekete geçelim. Her şeyden önce yediklerimize bu saatten sonra dikkat etme zamanı. Artık öyle abur-cubur yemeye paydos. Eğer kendimizi ve vücudumuzu seviyorsak sanırım belli başlı kurallara uyarak kısa süre içerisinde isteklerimize ulaşmak mümkün olacaktır. Mesela, en sevdiğimiz kıyafetimizi giydiğimizde karnımız çıkıyorsa ortaya sakın paniklemeyin. Bu sorunumuzdan kurtulmak için evimizde kendi kendimize uygulayabileceğimiz kalıcı ve etkili çözümlerle karnımızdan kurtulmak sanıldığı kadar da zor değil. Yeter ki isteyelim…

KARNIMIZI GİZLEYEN PRATİK ÖNERİLER…

Bir davete katılacağız ama karnımız her zamankinden daha şişkin bir görünüme sahipse sakın üzülmeyin. Öncelikle ayakta ya da otururken olabildiğince dik durmaya çalışmalıyız. Böylece karnımız taşma yapmayacak ve olduğundan daha düz görünecektir. Karnımızı içe çekerek ve kalça kaslarımızı sıkarak da bu duruşu daha da güçlendirebiliriz. Yolda yürürken de karnımızı içeri çekerek yürürsek eğer, bir süre sonra karnımızın düzleştiğini fark edebilirsiniz.

SICAK SU TORBASI YUMUŞATIR…

Sıcak suyla doldurduğumuz plastik su torbasını gün içinde birkaç defa karnımıza, özellikle şiş olan bölgelere koyalım ve 5-10 dakika bekletelim. Bu işlem, karnımızda ki şişliği alarak, sinirlerin gevşemesini sağlayacak ve varsa kabızlık sorununuzu da çözecektir.

HAFİF KARIN MASAJI RAHATLATIR…

Yere sırtüstü uzanarak ayaklarımızı kalçamızın hizasında açalım. Ardından ellerimizle karnımıza hafif dokunuşlarla vuralım. Bu hareket, karın kaslarımızın gevşemesini sağlayarak, rahatlamamıza yardımcı olacak ve barsak hareketlerini uyaracaktır. Zamanla karın masajınızın süresini uzatmak ise size kalmış bir şeydir.

YEMEKLERE DİKKAT…

Karnınız yediklerinizden dolayı daha çok şiş görünüyorsa ağır yemeklerden kaçınma vaktidir artık. Güne hafif bir kahvaltıyla başlayabiliriz ve herkesin bana tavsiye ettiği ve bir çoğunuzun da bildiği gibi kahvaltı öncesi ılık bir suyun içine sıkacağımız limonu içmek barsak hareketlerimizin hızlanmasını sağlayacaktır. Bunu içtikten yarım saat sonra da kahvaltımızı yapabiliriz artık. Öğle yemeklerinde ise kalorisi düşük bir çorba (ör:domates çorbası), bol salata, yoğurt veya ayran, sebze yemeği yiyebiliriz, 1 dilim ekmekle birlikte. Akşam ise sos içermeyen ve yeşil sebzelerin ve beyaz etin ağırlıkta olduğu, bol salatalı bir yemekle geçirebiliriz. Yalnız şunu unutmamak gerekir ki o da, akşam 19:’dan sonra hiçbir şey yememeliyiz. Çünkü akşam saatlerinde vücudumuz daha hareketsiz olduğu ve sindirim sistemi yavaşladığı için bu saatten sonra yenen yemekler şişkinlik hissi verir ve daha kolay kiloya dönüşür. Yaz aylarında daha da hafif özellikle zeytinyağlı ve salatanın ağırlıkta olduğu yemekleri yiyelim. Hele hele büyük alışveriş yerlerinde yediğimiz kalorisi yüksek olan hazır yemeklerden kaçınmamız gerekir. Çünkü bu yemekler ağır ve yağlı oldukları için kolay sindirilemez.

YEMEKLER AZ TUZLA DA LEZZETLİDİR…

Karın bölgemiz sadece yağ bağlamakla kalmaz, suyu da tutar. Yemeklere bol miktarda tuz eklediğimizde , vücut bu oranı dengelemek için daha çok suya ihtiyaç duyar. Bu da karnımızın her zamankinden daha şiş görünmesine neden olur. O zaman ne yapıyoruz tuz olayını da yemeklerimizden azaltıyoruz.

TEKLİKELİ İKİLİ : YAĞ VE ALKOL…

Hepimiz kızarmış patatesi severiz ve dayanamayız. Ama bunun yanına alkollü veya gazlı içeçek alırsak, patlamaya hazır bir bomba karışımını midemize indirmeye hazırlanıyoruz demektir. Neden mi ? Çünkü vücudumuz alkolü yıkmakla meşgulken yağı sindiremeyeceği için aldığımız bütün yağlar karın bölgesine yerleşecektir. Üstelik gram başına 7 kalori alkolden, 9 kalori de yağdan almış olacağız. Hiç de azımsanacak bir rakam değil !

HAFİF YOĞURTLU PATATES MUCİZESİ…

Haşlanmış bir yada iki adet patatesin üzerine üç yemek kaşığı yoğurt ekleyelim. Bu karışımı üç öğün yiyebiliriz. Yoğurtlu patates vücudumuza doygunluk hissi vereceğinden şişkinlik oluşmasını da engelleyecektir. Haşlanmış pirinç ve elma da aynı etkiyi gösterir bunu da unutmayın.

HAVA YUTMAMAYA DİKKAT EDİN…

Yemek yerken bir taraftan da sohbet ediyorsak eğer, hava yutma olasılığını da göz ardı etmemiz gerekir o zaman. Çünkü biz farkına bile varmadan yemekle birlikte hava yutarız ve bu da şişkinlik oluşmasına neden olur. Yemeklerimizi mümkün olduğunca yavaş ve iyice çiğneyerek yemeye dikkat edelim.

KİRAZ VE SOĞAN DA GAZ YAPIYOR…


Öyle ki her gün yediğimiz yemeklerimize kattığımız soğan, taze fasulye ve taze mayalı hamur işi yiyecekler; yaz meyvelerinden erik ile kiraz da gaz yapan ve zor sindirilen yiyecek grubunda yer almaktadır. Gündüz saatlerinde bu besinleri yememeye dikkat etmeliyiz.

DAHA ÇOK LİFLİ GIDA TÜKETMELİYİZ…

Her gün yazılı basında olsun, tv ekranlarında olsun uzmanların üstünde önemle durduğu bir konu var ki o da lifli gıdaların tüketilmesidir. Lif oranı yüksek olan gıdalar vücuttaki sindirimi hızlandırıyor ve metabolizmayı düzenliyor. Lifler sindirilemediği için kalorisizdir de. Ayrıca barsak ta bulunan kanserojen maddelerin vücuttan dışarı atılmasın da sağlıyor. Bu yüzden lifli gıdaları tüketmekte fayda var diyoruz…

Evet bu yukarıda saydığımız şeyleri uygulamaya devam ettiğimiz sürece düz bir karına sahip olmak hiç de imkansız gözükmüyor değil mi. Ama bunlar tek başına yeterli mi elbette değil.

Bundan sonra ki konumuz yağ yakılmasını sağlayan önerilerimizde..

Devam edecek…

Gebelikte Beslenme , Hamilelikte Beslenme

Gebelik, beslenmenin çok özel olarak ele alınması gerektiği bir dönemdir.Pek çok kadın daha önceki kötü beslenme alışkanlıklarını düzeltelerek , gebelik bahanesiyle sağlıklı beslenmeyi öğrenebilir.Beslenme sosyal,ekonomik,kültürel ve kişisel özelliklere bağlı olarak çok büyük değişiklikler gösterebilir.

Konuyla ilgili yapılan geniş çalışmalar sonunda gerek gebelik öncesi gerekse gebelik sırasında kötü beslenmenin gebeliğin seyri,bebek ve anne üzerinde olumsuz etkileri olduğu gösterilmiştir.Beslenmeyi belirleyen temel unsurlar;

  1. Gebelik öncesi kilo ve boy(Vücut Kitle Oranı=Body Mass Index=BMI)
  2. Yaş
  3. Bebek sayısı
  4. Metabolik hastalık varlığı (diabet,fenilketonuri vb)
  5. Sosyo-ekonomik ve kültürel özellikler
  6. İştah ve annenin fiziksel aktiviteleridir.


Herşeye rağmen gebeliğin özel bir diyeti olduğu söylenemez.Gebe herkesten daha çok normal beslenmelidir.Bu et,süt,yumurta,taze sebze-meyve, mineral ve vitamin desteklerinden oluşur.

Gebelikte barsak hareketleri genellikle yavaşladığı için diyete lifli gıdalar ve bol sıvı eklenmelidir.Süt ve sütten yapılmış gıdalar tüketilirken sütün pastorize olması ve peynirlerin tam mayalanmış olmasına dikkat edilmelidir.Aksi halde bazı sütten geçen hastalıklara davetiye çıkartılmış olunur.Marketlerde satılan çok yüksek ısıda hazırlanıp paketlenmiş sütler güvenli sayılabilir. Sırayla değerlendirilirse bunlar

  • Protein
  • Yağ
  • Karbonhidart
  • Vitamin ve
  • Mineraller

Diyet krizleriyle başa çıkmanın yolları

Her defasında iradene yenik düşüp, diyette olmana rağmen önüne gelen pasta ve böreklere hayır diyemiyorsan, kriz anlarıyla başa çıkma yöntemlerini öğrenmen şart!İşte diyetle ilgili en kritik 10 an: Taze çay ve kızarmış ekmek kokusuyla uyandığın an... Bu ikili, her ne kadar en masum kahvaltı menüsü olarak tanımlansa da, yanında tercih ettiklerin bu durumu değiştirebilir. Sabah kalktığında mis gibi kokan kızarmış ekmek ve çay, bir süre sonra reçelli ve yağlı ekmeklere dönüşebilir. Sence de diyet yapmaya karar verdiğin bir güne böyle başlamak, daha maç başlamadan yenilgiyi kabul etmek olmaz mı?

Alışverişe çıktığın an...
Markete sadece şampuan almaya gitmiş olabilirsin, ama markette gezinirken gördüğün cipsler ve çikolatalar aklını çelmeye yetti de artar bile. Önerimiz, marketlerden mümkün olduğunca uzak durman! Ama eğer ille de markete senin gitmen gerekiyorsa, ihtiyacın olan ürünü al ve çık. Fazla vakit geçirmemeye çalış ve asla aç karnına alışverişe çıkma!

Adrenalinin arttığı an...
Diyetin en kritik ve en zor anlarından birisi de televizyonda film izlerken atıştıramadan duramamak! Televizyon karşısında farkında olmadan yenilen cipsler, kuruyemişler ve içilen kolalar sana kilo geri döner. Eğer film izlerken bir şeyler atıştırmadan yapamam diyorsan, daha düşük porsiyonlar hazırlamayı dene. Cips ve kola yerine, büyük porsiyon bir salata veya meyve yiyebilirsin. Böylece daha sağlıklı beslenmiş olursun!

Arkadaşlarınla buluştuğun an...
Kız arkadaşlarınla yemeğe çıktığında onlara uyup, diyetini bozma ihtimalin çok yüksek...Yediğin bir hamburger bile diyetini bozmaya yetebilir. Bu yüzden arkadaşlarınla çıktığında fast- food yerine; salata, meyve suyu, kepek ekmeği, üçlüsünü deneyebilirsin.

Partide...
Parti mönülerinin hemen hemen hepsi birbirinin aynısıdır! Pastalar, kızartmalar, kanepeler, kola ve diğer asitli içecekler... Hepsi diyet düşmanı besinler olmakla beraber, aynı zamanda kendini kötü hissetmene neden olur. Parti esnasında yemeklerle ilgilenmek yerine, arkadaşlarınla sohbet edip, dans etmeyi deneyebilirsin.

Sevgilinden ayrıldığın gün...
Tamam moralin çok bozuk! Seni terk etti veya olaylar istediğin gibi gelişmedi! Hemen buzdolabına yönelmek yerine, dışarı çıkıp biraz hava almayı, müzik dinlemeyi veya arkadaşlarınla vakit geçirmeyi deneyebilirsin. Daha sonra, bitki çayı ve kepekli sandviçle açlığını yatıştırabilirsin.

Spordan döndüğünde...
Karnın zil çalıyor ve fazlasıyla yorgunsun... Tüm yorgunluğunun, aslında zayıflama çabandan kaynaklandığını unutmuş durumdasın. Derin nefes alıp, amacından sapmaman gerektiğini kendine hatırlatmalı ve sağlıklı bir mönü hazırlayıp, diyetine yılmadan devam etmelisin!

Plajda...
Açık hava ve uçsuz bucaksız uzayıp, giden deniz... Bu durumda aklının hep midende olduğunu tahmin edebiliyoruz. Sanki hiç öğle yemeği yememiş gibi karnın durmadan zil çalıyor. Hemen en yakındaki büfeye koşup, hamburgerlere saldırmak yerine, evden çıkarken aldığın bir karpuz dilimiyle idare edebilirsin.

Akşam yemeğinde...
Tüm gün o kadar çok yoruldun ki! Akşam olduğunda sofradaki tüm yemekleri silip süpürebilirsin... Bu konuda sana sunabileceğimiz tek öneri, kendini gün boyunca aç bırakmaman. Öğünlerini geçiştirmeden ufak da olsa bir şeyler atıştırmalısın!

Cildiniz göz kamaştırsın

Cildinizin parlak, canlı ve gergin kalmasını bunun için çok fazla zaman harcamanıza, market market dolaşmanıza gerek yok. Kolayca bulunan sebze ve meyveleri öğünlerinize eklemeniz yeterli#8230; - Spagetti sosuna havuç rendeleyin. Varlığını bile fark etmeyeceksiniz ve içerdiği karoten cildinizi besleyecek. - Ispanağın taze yapraklarını salata için ayırın. Ispanak diğer marul, göbek gibi salata çeşitlerinden daha fazla karoten içerir. - Yumuşak meyveleri, yoğurtla ve taze meyvelerle karıştırın. Kayısı, şeftali, mango, papaya gibi meyveler günlük beslenmenizdeki karoteni yükseltir.

- Garnitür için şarap bardağının içinde soğutulmuş ya da şampanya serpilmiş ve nane eklenmiş garnitür kavun gibi özel tatlılar cildiniz için yararlıdır.

- Akşam yemeği öncesi atıştırmak için dolapta hazır olarak brokoli bulundurun. Herkesin seveceği şekilde hafifi yağlı olarak servis edin.

- Meyveleri her akşam yemeğinin parçası yapın. Gece için taze ve soğutulmuş meyveleri salata olarak önceden hazırlayın. Yeni lezzetler için mango, papaya gibi tropikal meyveleri seçin. Tropikale yönelin.

- Pastaya veya domates salatasına, brokoli ve taze ıspanak ekleyin. Bunlar hemen hemen her tarife uygundur. Sulu salatalarda domates yerine papaya da konulabilir. Sadece lezzet değil, bol miktarda karoten de almış olacaksınız. Aynı eski portakal suları ya da elma suları yerine, ufkunuzu genişletin ve karoteni yüksek meyve sularını tercih edin.