Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

kadın, kadin, diyet, kadın sağlığı,astroloji, makyaj, evlilik, itiraf, güzellik, kadınlar, cinsellik, moda, magazin, ev dekor, aşk, evlilik, stil, kadın olmak, cilt bakımı , gebelik, erkekler, kadınlar, kadınlar için, kadın sorunları, kad

Kadınların Dünyası , Evlilik Bakım Aşk , Şeftali Falan ...

Ana sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar< önceki | sonraki >

Get your own Chat Box! Sitene Chat Kodları !

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Yazılar

BU YAZ BU ÇANTALAR ÇOK KONUŞULACAK ...

Birbirinden farklı tasarımlara sahip çanta, ayakkabı ve aksesuarlar… İşte Tosca Blu’nun yeni koleksiyonu…
Tosca Blu 2008 koleksiyonu ile ilkbahar / yaz sezonuna merhaba diyor.

Ünlü İtalyan markası Tosca Blu yeni koleksiyonunun ana temasını çalışan ve şık kadının rahatlıkla kullanabileceği tarzda çantalarla detaylandırdı. Seyahatlerdeki uzun beklemeler için çantaların kolları hem kısa kullanıma uygun hem de uzun ayarlanabiliyor. Çantalar geniş fakat küçük çanta gibi kolayca taşınabiliyor. Koleksiyonda yer alan tüm modeller birbirinden iddialı ve renkli. Tasarımın ön planda olduğu koleksiyonda deri, ve rugan modellere sıkça yer verildi.

Tosca Blu’nun şaşırtan ilkbahar/ yaz koleksiyonunda yer alan güçlü ana renkler ; sarı, turuncu, fuşya ve mor. Metalik renklerde kullanılan gümüş ve altın ise Tosca Blu kadının nezaketine ve şıklığına yakışır modellerde dizayn edildi. Koleksiyonun olmazsa olmaz rengi siyah ise birçok modelde kullanılıyor.


Koleksiyonda yer alan tasarımlar zaman zaman origamiyi, zaman zaman da bir yılan gibi sarmal duruşu anımsatıyor. Çantalarda çiçeklere ve incilere çokça yer verildi. 70’li yılların stili olan parçalı kesimler de göz çarpan detaylar arasında yer alıyor. Hayvan dokuları, zebranın çizgileri ve payetler Tosca Blu’nun şıklığı ile bütünleşiyor. İsimlik ve logo da özel aksesuarla tamamlanırken, Tosca Blu’nun zarif italik logosu da aksesuarı tamamlayan bir diğer öğe.

Genç kızlara da koleksiyonunda yer alan modellerle alternatifler sunan Tosca Blu, modayı takip eden, canlı, enerjik ve göz alıcı kızların da beğenisine sunuluyor. Renkli modellerin ön planda olduğu Tosca Blu 2008 ilkbahar/ yaz koleksiyonunda herkes aradığı modeli bulacak.

Tosca Blu koleksiyonunda yer alan ayabakkabı ve aksesuarlar ise birbirinden değişik. Balet ayakkabısı tarzında lastik tabanlı ve hafif ayakkabılar koleksiyonda yer alan çanta modelleriyle de uyumlu. Tosca Blu kadını zarif, ince köseleli ve taşlı sandaletleri ile bu yıl tüm kıyafetlerin şık kombinlerini oluşturmaya devam edecek. Çanta koleksiyonunda yer alan canlı renklerin hemen hemen hepsi ayakkabı koleksiyonunda da kullanıldı. Kıyafetleri kombinlemek için kullanılabilecek kemer ve tokalar ise şıklıktan ödün vermiyor.


KAYNAK - COSMOTURK

AŞK DEDİĞİN,...


Aşk dediğin beklemektir Ey Sevgili!
Kays gibi Mecnun olana kadar, Hz. Yakup gibi aydınlığa hasret kalana kadar beklemek bekleye bekleye gözden olmak, sözden olmaktır.
Ve beklemek dünyanın en asil eylemidir, eğer beklenene değecekse. Bilesin!

Aşk; yanmaktır Ey Sevgili!
Yanıp kül olmaktır, Kerem gibi Aslına ermektir. Ateşin ortasına hesapsız girmektir İbrahim misali. Ki onun gönlünün yangınıdır ateşi gülistana çeviren.
Ki yanmak insanı kurtarır hamlıktan çiğlikten. Hem ne diyordu şair; "Yanmışın halinden ne bilsin ham/ Sükut gerektir bize gayrı vesselam..
Gözlerinden ayrı geçen her an yanmaktayım. Bilesin!

Aşk; bedel ödemektir Ey Sevgili!
Bülbül, gonca gülü görebilmek için her seher uyanık olmak ve güle ulaşmak için yüreğini gülün dikenine asmak, kanını akıtmak zorundadır. Ya ben yüreğimi nereye asayım Ey Sevgili.
Çünkü Aşk bedel ister, külfetsiz nimet olmaz.
Beklemek bedel ödemekse eğer hâlâ ödüyorum o bedeli. Bilesin!

Aşk; vazgeçmektir Ey Sevgili!
Mecnun gibi aklından, Kerem gibi bedeninden vazgeçmek. Yardan gayrısından, cümle cihandan vazgeçmek.
Yemeden, içmeden, uykudan uyanıklıkdan ve vazgeçmekten bile vazgeçmektir gün gelince.
Senin için senden vazgeçmişim. Bilesin!

Aşk; bilmektir Ey Sevgili!
Bir tek yârı bilmek, onu candan daha aziz bilmektir. Ondan gayrı bildiklerinin hiçbir şey olduğunu dünyanın onunla mana bulduğunu bilmektir.
Onun selamı ile gelen bela olsa Eyvallah diyebilmektir.
Kızmana, gülmene, gelmene, gitmene hepsine Eyvallah. Bilesin!

Aşk; susmaktır Ey Sevgili!
Onun güzelliğini, iyiliğini tarif etmeye gücün yetmediği an susmaktır. Kelâmın, kalemin, sözün tükendiği yerde, manayı sessizliğe yükleyip susmaktır.
Artık sustum Ey Sevgili. Bilesin!
Aşk dediğin susup beklemektir,
Aşk dediğin....


alıntı

BEBEĞİNİZİ NEREYE VE NASIL YATIRMALISINIZ ?

Ebeveyniyle aynı yatakta yatan bebeklerin boğulma riski, kendi beşiğinde yatan bebeklere göre 40 kat daha fazla.

Saint Louis Üniversitesi Tıp Okulu’ndan Profesör Dr. James Kemp, anne ve babasıyla aynı yatakta yatan bebeklerde ani ölümlerin daha fazla görüldüğünü belirtiyor.

Yapılan çalışmada, katılımcıların %13’ünün bebekleriyle aynı yatağı paylaştıkları belirlendi. Anne ve babaların bebeklerine gece de yakın olmak istediklerini ve bu nedenle bebekleriyle aynı yatağı paylaştıklarını belirten Kemp, bu davranışın çok tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor.

Kemp, bebeklerin özellikle ilk aylarda, yumuşak bir yastık veya duvarla yatak arasına sıkışma gibi potansiyel tehlikelere karşı motor yeteneklerinin henüz gelişmemiş olduğunu belirtiyor.

Kemp ekliyor: “Bebekler için dizayn edilmemiş yataklarda, boğulmaya neden olabilecek pek çok tehlikeli madde bulunabilir. Boğulma olaylarının çoğu ebeveyniyle aynı yatağı paylaşan bebeklerde görülüyor.”

Ayrıca, yatış pozisyonunun da ani bebek ölüm sendromunun önlenmesinde etkili olduğu belirtiliyor. Amerikan Pediatri Akademisi, ani bebek ölümü sendromu riskini azaltmak için bebeklerin sırt üstü yatırılmasını tavsiye ediyor.



RealAge

ERKEKLERİ ÇILDIRTMAK İSTİYORSANIZ !

Erkeklerin sevgililerinden duyduklarında çileden çıktıkları cümleler neler mi?
Düşündüm de...

Sevgiliniz 'düşündüm de' ile başlayan bir cümle kuruyorsa bilin ki geleceği konu ciddi ve olumsuz bir konu olacak.

Örneğin: Düşündüm de neden beni artık eskisi gibi sevmiyorsun?' ya da 'Düşündüm de bizim sonumuz ne olacak, nereye gidiyor ilişkimiz?'

Size tavsiyemiz sevgiliniz 'düşündüm de' diye cümleye giriş yaptığında 'ne düşündüğünü çok iyi biliyorum hayatım' deyip tatlı cümlelerle onun olumsuz cümle kurmasını engelleyin!

Sen de erkek misin!

Hangi erkek erkekliğinin sorgulanmasından hoşnut olabilir ki! Gerçi sevgiliniz bu cümleyi kuruyorsa kimbilir onu nasıl kızdırmışsınızdır! Hiçbir kadın durduk yere sevgilisine 'sen de erkek misin!' demez tabii ki...

Size tavsiyemiz onun neden size 'sen de erkek misin' dediğini bulmanız ve onun hoşuna gitmeyen bu davranışı bir daha tekrarlamamanız! Eğer gözünüz karaysa da siz de sevgilinizi utanıdırıp intikam alabilirsiniz veya dırdır yapmamasını söyleyebilirsiniz!

Ailem seninle tanışmak istiyor!

Erkeklerin duymaktan en çok korktukları cümlelerin başını 'Ailem seninle tanışmak istiyor' cümlesinin çektiğini biliyor muydunuz? Bu cümlenin iki anlamı olabilir:

1-İlişkimiz ciddi bir boyuta geldi, evlenmek için hazırlıklı ol!
2-Ailem senin kim olduğunu öğrenmek istiyor, kendine çeki düzen ver!

Size tavsiyemiz, eğer ciddi bir ilişki içindeyseniz tüm önyargılarınızı, korkularınızı bir kenara bırakıp ailesiyle tanışmaya gitmeniz. Tabii giderken de sevgilinizin babasının kesici aletleri olmaması için dua etmeniz...

Başım ağrıyor!

Erkeklerin geceleri duymaktan nefret ettikleri bir cümle: 'Başım ağrıyor!' Bu cümle, gece hiçbir aksiyon yaşamayacağınınızın habercisi!

Size tavsiyemiz eğer onu çok arzuluyorsanız sevgilinize önce bir ağrı kesici verin, sonra da aşk oyunlarıyla onu kendinize çekmeye çalışın. Eğer hiç umut yoksa ona sarılarak ona olan sevginizi hissettirin ki ertesi gün de başı ağrımasın!

Eski sevgilim olsaydı!

Siz ona bugüne kadar hiçbir zaman eski sevgilinizden bahsetmediniz ama o bulduğu her fırsatta size eski erkek arkadaşını anlatıyorsa ne kadar süre dayanabilirsiniz ki? Hele bir de sizi onunla karşılaştırıyorsa...

Size tavsiyemiz, çok fazla agresif tavırlar sergilemeden bu durumundan rahatsız olduğunuzu dile getirmeniz... Çok abartı bi durumla karşılaşırsanız da "madem dilinden düşürmüyorsun, niye ayrıldın o zaman" diye ona çıkışıp biraz ağzının payını vermeniz...

O kıza niye baktın!

Eyvah, karşı masadaki nefis sarışına bakarken yakalandınız! Peki şimdi ne olacak? İnkar etseniz olmaz, çünkü bakıştığınızı gördü. Tüm yemek zehir olacak, çünkü "o kıza niye baktın" ile başlayıp "sen beni beğenmiyor musun"a kadar gidecek nu konuşma...

Size tavsiyemiz durumu çabuk toparlamanız açısından "o kıza baktım çünkü ne zamandır öyle yamuk ağızlı bir kız görmemiştim" gibi biraz komik bir cümle kurararak olayı kapamanız...

Ne düşünüyorsun?

Kadınlar çok meraklıdır, erkeklerin her şeyini bilmek isterler. Fakat erkekler kendileriyle ilgili her şeyi açığa vurmayı sevmez, sessiz kalmayı tercih ederler. Size 'ne düşünüyorsun' sorusu geldiğinde muhtemelen hiçbir şey cevabını verirsiniz, ancak bu cevap sevgilinizi tatmin etmez, aynı soruyu yinelemesini sağlar, siz de küplere binersiniz...

Size tavsiyemiz 'ne düşünüyorsun' sorusuna 'senin güzelliğini düişünüyorum sevgilim' şeklinde bir cevap vererek onun ruhununu okşamanız.

Konuşmamız gerekiyor!

Bu cümlenin arkasından hiçbir zaman güzel bir cümle gelmez. Bu iki kelime birleştiğinde ilişkinizle ilgili bir sorun var demektir. Ya size artık onunla mutlu olmadığını söyleyecek, ya da ilişkinizin onu tatmin etmeyen yanlarından bahsedecek. Aman dikkat!

Size tavsiyemiz 'konuşmamız gerekiyor' cümlesini duyar duymaz hemen karşı hamle yapıp ben de seninle ne zamandır konuşmak istiyordum aslında deyip, onu eskisinden daha çok sevdiğinizi ama son günlerde bunu dile getirmeye per fırsat bulamadığınızı söylemeniz...

Arkadaşım evleniyor!

"Arkadaşım evleniyor" çok masum bir cümle gibi gelse de bu cümleyi söylerken sevgilinizin sesindeki hüznü fark ettiniz mi? Bu noktada aslında size 'Biz ne zaman evleneceğiz?' diye sormak istiyor. 'Bak arkadaşım bile evleniyor, ama bizde hala bir hareket yok' demek istiyor...

Size tavsiyemiz "arkadaşına mutluluklar dilerim öyleyse" demek ve konuyu değiştirmek...

Bendeki değişikliği fark etmedin mi?

Sevgiliniz saç rengini değiştirdi ve siz fark etmediniz, eyvah! Eğer "bendeki değişikliği fark etmedin mi" sorusuna da cevap veremezseniz yandığınızın resmidir. Hele bir de bu soruya yeni bluzun çok yakışmış gibi yanlış bir cevap verirseniz size biz bile yardımcı olamayız!

Size tavsiyemiz sevgilinizdeki değişiklikleri fark etmediğinizde "sendeki değişimi fark etmemem mümkün mü güzelliğine güzellik katılmış" gibi tatlı cümleler kurmanız...


SARI, KIRMIZI, TURUNCU VE YEŞİL ! İŞTE SİZE DOĞADAN MASKELER...

Malum, Güzel yurdumuzun dört bir tarafı kışa teslim olmuş durumda. Kimsenin canı evden dışarı çıkmak istemiyordur eminim, en azından benim için öyle diyebilirim. Ama, hepimiz para kazanmak zorundayız ve bunun için de işe gitmemiz gerekiyor değil mi ! Bu soğuk hava şartlarında cildimiz çoktan alarm vermeye başladı bile. Soğuk havanın da etkisiyle eminim ki, bir çoğumuzun cildinde kurumalar, yanmalar, pullanmalar meydana gelmiştir. Kendimden biliyorum. Cildim karma olmasına rağmen yine de her gün kullandığım gece ve gündüz kremlerim bile etkisini yitirmeye başladı. Bunun için her şeyden önce yediklerimize ve içtiklerimize de dikkat etmeliyiz diye düşünüyorum. Sadece bu soğuk havalar için mi elbette ki hayır. Bu yaşıma kadar öğrendiğim en önemli şey, güzel bir cilde sahip olmak için sadece ve sadece, dünyanın parasını ödediğimiz güzellik kremlerinin tek başına yeterli olmadığıdır. Buna hepinizin katılacağına inanıyorum. Bundan yola çıkarak da cildimizde meydana gelebilecek olan çeşitli etkileri korumak adına, biraz önce de bahsettiğim gibi yediklerimize ve içtiklerimize de dikkat ederek sağlamamız mümkündür. Ben elbette ki bir güzellik uzmanı değilim ama, cildimi ve kendimi seven bir insan olarak edindiğim bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Sonuçta hepimizin kendisine göre bir tecrübesi vardır aldığı her yaş itibari ile…

Cildimiz için gereken en doğal besinler, hepimizin de bildiği üzere düzenli bir uyku, bol sıvı alımı ve vitamin açısından zengin beslenme şekli… Bu üç kural, sağlıklı bir cildimiz olması açısından çok ama çok önemlidir. Öyle ki, yüzümüzdeki ışıltıya neden olacak en önemli vitaminler A,C ve E vitaminleridir. Bu vitaminler özellikle orta yaşın üstüne çıkmaya başlamış olanlar için önemli olmakla birlikte, yaşlanma sürecini geciktirici etkiye de sahiptirler. Havuç, kabak, brokoli gibi sarı, turuncu ve yeşil sebzelerde, yumurta akı, ciğer, tereyağı ve balık yağında bol miktarda bulunmaktadır.
C vitamini ise, antioksidan özelliği ve bağışıklık sistemini güçlendiren etkisiyle cildimiz için önemli bir vitamindir. Eğer C vitaminini yüzeysel olarak kullanırsak da, cildimiz üzerindeki ince çizgi ve kırışıklıkların azalmasına ve bir süre sonra da yok olmasına yardımcı olmaktadır. Bunun için dikkat ederseniz şayet, aldığımız pek çok ürünün içinde C vitamini katkılıdır diye bir ibare de yer almaktadır. Peki bu C vitamini en çok hangi meyva ve sebzelerde var. Elbette sizlerde biliyorsunuz ama ben yeniden hatırlatmak istiyorum. Portakal, limon, çilek, kivi gibi meyvelerde ve domates, yeşil biber, maydanoz, soğan gibi sebzelerde.
E vitamini ise, vücudumuzun bağışıklık sistemine zarar veren serbest radikallerle savaşarak, hücrelerimizin yenilenmesine yardımcı oluyor. Yine yüzeysel olarak uyguladığımızda ise cildimizin nemlendirilmesine katkıda bulunuyor. Peki E vitamini hangü ürünlerde bulunmakta. Fındık, ayçiçeği çekirdeği, balık ve zeytinde bol miktarda yer almakta…

Biraz uzunca oldu ama, en azından cildimiz için gereken bu bilgileri sizlerle paylaştıktan sonra, bu soğuk hava koşullarında kendi kendimize evimizde çok düşük maliyetlerle yapabileceğimiz değişik maskeleri sizlerle paylaşmaya. Yalnız şunu hatırlatmak isterim ki, bu maskeler deneyimlerim sonucu ortaya çıkmış şeyler değil. Yıllardır sağdan soldan bulduğum ve bir deftere kaydettiğim maskelerdir. Bir çoğu bilinmekle birlikte, bilinmeyenlerde olabilir diye düşünüyorum…

Hadi bakalım, maskelerimizi yapmaya başlayalım…

KARMA CİLTLER İÇİN
YEŞİL ÇAY MASKESİ

Malzemeler :
1 tatlı kaşığı yeşil çay, 1 adet yumurta sarısı. 1 tatlı kaşığı çiçek balı, 1 tatlı kaşığı gliserin

Yapılışı : Yeşil çayı kaynamış su dolu bir su bardağının içinde 10 dakika kadar demliyoruz. Ardından çayın soyunu süzüyoruz. Yumurta sarısı, çiçek balı ve gliserini ayrı bir kapta iyice karıştırıyoruz. Bu karışıma çayı da ilave ederek küçük bir kavanoza aktaralım. Her gün sabah akşam yatmadan önce pamukla cildinize iyice yedirelim. Eğer bu maskeyi düzenli olarak uygularsak cildimiz nemlenecektir…

YAĞLI CİLTLER İÇİN
TEMİZLİK MASKESİ

Malzemeler :
1 adet yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı susamyağı, 3-4 damla limon suyu

Yapılışı : Yumurta sarısı, susam yağı ve limon suyunu bir kapta krem kıvamına gelinceye kadar iyice karıştıralım. Elimizdeki bu karışımı yüzümüze ve boynumuza uygulayalım. 10 dakika bekledikten sonra bol ılık suyla yıkayalım. Cildimizin tazelendiğini ve parlaklık kazandığını göreceksiniz…

KARMA CİLTLER İÇİN
MAYIS PAPATYASI YAĞI

Malzemeler :
1 çay bardağı mayıs papatyası, 1 çay bardağı susam yağı, 1 çay bardağı kırmızı kantaron yağı

Yapılışı : Bir kapta mayıs papatyası, susam yağı ve kırmızı kantaron yağını karıştırıyoruz ve bu karışımı bir kavanoza aktarıp, ağzını kapatıyoruz. Bu kavanozu içinde kaynar su bulunan bir kapta bir saat bekletiyoruz. Bu sürenin sonunda kavanozu iyice çalkalayalım ve ince bir tülbent yardımıyla süzelim. Bu karışımı pamuğa batırarak yüzümüzü iyice siliyoruz..


KISA HATIRLATMALAR

*Maskelerden iyi bir sonuç almak için yüzümüzü iyice temizlemeliyiz ki, cildimizdeki gözeneklerin açılmasını sağlayalım. Eğer bunu yapmazsak, kirli cilt maskenin etkisini azaltır.

*Bu da önemli bir ayrıntı ki, yüzümüzü mutlaka ılık suyla yıkayalım. Çünkü soğuk su gözeneklerimizin açılmasına neden olmaktadır.

Bir sonra ki konumuz, saçlarımız için uygulayacağımız maskeler…

KISA UZUN FARKETMEZ, İŞTE SİZE DOĞADAN MASKELER…

Soğuk ve kuru kış havası sadece cildimizde etkisini göstermekle kalmaz. Saçlarımızda kötü hava koşullarından nasibini alır elbette. Saçlarımız yaz aylarındaki parlaklığını kaybederek matlaşır, daha çabuk kırılır. Bu yüzden, cildimiz için gösterdiğimiz bakımı saçlarımıza da gösterirsek, istediğimiz gibi sonuçlar almamız da mümkün olacaktır…

Bir önceki konuda cildimiz için evde, maliyeti düşük maskelere değinmiştik. Ve demiştik ki, bir sonra ki konumuz, saçlarımız için maskeler olacak.. Hadi bakalım, o zaman açıyoruz defterimizi ve saçlarımız için nasıl maskeler yapıyoruz, hep birlikte öğrenelim…

Maskeleri yaparken kullanacağımız malzemeler yine doğada bizlerin kullanımını beklemekte. Bu malzemelerden biri Biberiye, diğeri ise Kekik.. Bunlar hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse eğer ;

DOĞAL ANTİOKSİDAN BİBERİYE – Biberiye, sinir sistemimizi sakinleştirici ve kan dolaşım sistemimizi güçlendirici etkiye sahiptir. Yani kısacası bağışıklık sistemimiz güçleniyor.

MUTFAĞIN VAZGEÇİLMEZİ KEKİK – Yemeklerimizin vazgeçilmezlerinden olan kekik, kramp çözücü, mikroptan arındırıcı ve balgam söktürücü etkiye sahiptir.

Şimdi gelelim saçlarımız için yine düşük maliyetli maskeleri yapmaya…

KIRILMIŞ SAÇLARA ONARICI MASKE

Malzemeler :
4 tatlı kaşığı hintyağı, 2 tatlı kaşığı soya yağı, 2 tatlı kaşığı ısırgan , 2 tatlı kaşığı biberiye, 2 tatlı kaşığı kekik.

Yapılışı : Hint yağı ve soya yağını cam bir şişede ya da kavanozda iyice karıştırın. Bu karışıma ısırgan , biberiye ile kekiği ekleyin ve iyice çalkalayın.İki gün beklettikten sonra süzün. Karışımı saçlarınıza yedirin ve 40 dakika bekleyin. Sonra ılık su ve şampuanla iyice yıkayın.

KURU SAÇLARA NEM BANYOSU

Malzemeler :
2 yemek kaşığı susam yağı, 2 yemek kaşığı badem yağı veya ayçiçeği yağı, 3-4 yemek kaşığı nohut unu.

Yapılışı : Susam yağı, badem yağı veya ayçiçek yağını nohut unuyla iyice karıştırın. Banyo yapmadan önce ellerinizle bu karışımı saç diplerinize masaj yaparak yedirin. Yarım saat etki etmesini bekleyin. Sonra saçlarınızı ılık su ve şampuan ile yıkayın. Saçlarınızın ve saç derinizin nem kazandığını fark edeceksiniz.

YAĞLI SAÇLARA DENGELEYİCİ BAKIM

Malzemeler :
5 yemek kaşığı ısırgan yaprağı, 1 adet limon, 2 adet yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı hazır bitkisel şampuan

Yapılışı : Isırgan yaprağını, yarım litre suda 15 dakika demlenmesini bekleyin. Bu arada limonun suyunu iyice sıkın. Başka bir kapta da yumurta sarılarını iyice çırpın. Limon suyu, yumurta sarısı ve hazır bitkisel şampuanı ısırgan çayına ekleyin ve iyice karıştırın. Bu karışımla saçlarınızı yıkayın ve iyice durulayın…


KISA BİR HATIRLATMA

*Bitkisel şampuan kullanıyorsanız eğer, içine 4 damla lavanta ve 4 damla okaliptüs yağı ekleyebilirsiniz.Bu karışım, saçlarınızın parlamasını sağlayacaktır…

*Eğer saçlarınızda seyrelmeler varsa size çam terebentini öneriyorum. Bir kulak pamuğunu batırarak bu seyrelen alanlara, saçlarınızı yıkamadan yaklaşık yarım saat önce sürerseniz ve bu işlemi bir müddet devam ettirirseniz, seyrelmelerin gözlendiği alanlarda saçlarınızın yeniden çıktığını ve eskisinden de daha güçlü olduğunu göreceksiniz (Bizzat kendim deniyorum ve faydasını gördüm diyebilirim arkadaşlar, tavsiye ederim). Bu arada aktarlarda çam terabentini bulabilirsiniz…

Saçlarımıza uygun maskelerden sonra, bir sonraki konumuz, çatlayan dudaklarımız ve ellerimiz için ne yapabiliriz ...

SAĞLIKLI VE YUMUŞACIK ELLER, GÜÇLÜ TIRNAKLAR…

Eğer sizde eli sudan çıkmayanlardansanız yani temizlik, bulaşık derken bir de soğuk kış şartlarının etkisiyle ellerinizde meydana gelebilecek değişikliklere adaysınız demektir. Ne yazık ki, günlük hayatımızda kullandığımız sabunlar ve temizlik deterjanlarının içinde yer alan kimyasal maddeler zamanla ellerimizin yıpranmasına, kurumasına, çatlamasına ve eski sağlıklı görünümlerinin yok olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle kullandığımız ürünleri alırken mutlaka cildimize dost olanları tercih etmeliyiz. Yoksa çoğumuzun da bildiği gibi sokak aralarında kimi izinli kimi izinsiz açılan ve bizlerinde ucuza alalım diye aldığımız pek çok temizlik maddeleri satan dükkanlardan alacağımız her ürün, sağlığımız için büyük tehdit oluşturacaktır. Bunu da lütfen göz ardı etmeyelim !...
Ellerimizdeki beklenmedik bu değişiklikler sadece kullanmakta olduğumuz ürünlere bağlı olarak değil; içinde bulunduğumuz mevsim şartlarına göre de değişebilmektedir. Bunun için de ellerimizi her yıkayışımızın arkasından mutlaka uygun bir kremle nemlendirmemiz şarttır, bunu da hatırlatmakta yarar var diye düşünüyorum ve şimdi sizlerle defterimizde ki kürleri paylaşmak istiyorum. Ellerimiz için bakalım neler kaydetmişiz öğrenelim…

Daha önce ki maskeleri verirken de demiştik ki, ürünler doğadan elde edilen malzemelerle yapılmaktadır. Ellerimiz için de bu nokta aynen geçerlidir.

REZENE : Bu bitki o kadar değerli bir bitkidir ki, bir çoğunuzun da bildiği gibi özellikle mide şişkinliklerini giderme konusunda çok etkilidir. Herhangi bir yan etkisi olmadığından dolayı da sindirim sorunu olan bebekler ve küçük çocuklar da az miktarda rezene çayı içebilir ve daha rahat bir şekilde uyuyabilir ama, altını özellikle çizmek istiyorum ki, mutlaka doktor tavsiyesine ve kullanma talimatlarına uyarak…

KURUMUŞ EL VE TIRNAKLAR İÇİN YAĞ MASAJI

Malzemeler :
2 yemek kaşığı bademyağı veya 2 yemek kaşığı susam yağı

Yapılışı : Elleriniz çok kuruysa ,yağ masajı yaparak onları nemlendirebilirsiniz. Bunun için badem veya susam yağını, kaynar suyla dolu bir kabın içinde eritin. Dairesel hareketlerle masaj yaparak bu karışımı elinizin üstüne iyice yedirin. 10 dakika boyunca bu işlemi yaptıktan sonra ellerinizi yıkayın. Bu uygulamayı bir hafta boyunca her gün yaparak ellerinizi nemlendirebilirsiniz.


BEBEKSİ BİR YUMUŞAKLIK İÇİN PİRİNÇ MASKESİ

Malzemeler :
1 yemek kaşığı pirinç unu, 2 yemek kaşığı süt, 1 yemek kaşığı gliserin

Yapılışı : Pirinç ununu sütle iyice karıştırın. Öncelikle gliserini ellerinizin üstüne iyice yedirin. Ardından pirinç unu ve süt karışımını sürün. 10 dakika bekleyin. Daha sonra ılık suyla yıkayın. Ellerinizin pamuk gibi yumuşacık olduğunu göreceksiniz…


KALICI BAKIM İSTEYENLERE REZENE EL BANYOSU

Malzemeler : 8 yemek kaşığı rezene tohumu, 2 su bardağı kaynar su

Yapılışı : Rezene tohumunu havanda hafifçe ezin ve derin bir kaba aktarın. İçine kaynar su ekleyin ve 15 dakika bekleyin. Daha sonra süzgeç yardımıyla rezene tohumlarını süzün. Kalan bitki çayını derin bir saklama kabına alın. Ellerinizi, her yıkamadan sonra bu karışımın içinde 2-3 dakika süreyle bekletin. Kaybettiği nemi ve vitaminleri bu bakımla geri kazanacaktır.


YOĞURT VE LİMON MASKESİ

Malzemeler : 1 yemek kaşığı yoğurt ve yarım limonun suyu

Yapılışı : Yoğurt ve limonu birbirine iyice karıştırdıktan sonra ellerinizin üzerine iyice sürün ve 20 dakika bekletin. Bu süre sonrasında ılık suyla ellerinizi yıkayın. Ellerinizin yumuşacık olduğunu göreceksiniz (Bizzat tarafımdan denenmiş ve memnun kalınmıştır arkadaşlar)..


AKLINIZDA BULUNSUN

* Tırnaklarınızın sık sık kırılmasından şikayetçiyseniz, kuru soğandan çıkan özsu ile onlara günde bir kere masaj yaparak kırılmalarını engelleyebilirsiniz…

KADIN AYAKKABISINDA YAZ RENGİ YEŞİL VE SARI

Ayakkabı sektörüne yön veren İtalya ve giyimde modayı belirleyen Fransa'nın kadın ürünlerine işlediği yeşil ve sarı renkler bu yaza damgasını vuracak.

KTO-TÜYAP Uluslararası Fuar Merkezi'nde açılan Konya Ayakkabı, Yan Sanayi ve Moda Fuarı'nda, Türkiye, İtalya, Brezilya, Çin, İspanya, Japonya, Tayvan, İngiltere, Endonezya'dan katılan çok sayıda firma, erkek, kadın ve çocuk ayakkabıları, terlik, iş ve spor ayakkabılarını sergiliyor.

Tamamen yaz ürünlerinin sergilendiği fuarda, özellikle kadın ayakkabısı ve terliklerinin yer aldığı standlar, renkli ürünlerle dikkat çekiyor. Abiyeden, babet ve spor ayakkabıya kadar kadın ayakkabısında ve terliklerinde yeşil, sarı, mor ve kırmızı renkler daha fazla görülüyor.

Konya'da kurulu bir firmanın sahibi Mehmet Kiçimusla, babadan kalma mesleği yürüttüklerini yaklaşık 36 yıldır kadın ayakkabısı ve terlik ürettiklerini söyledi.
Kiçimusla, Konya'nın yılda ortalama 50 milyon çift üretimiyle Türkiye ayakkabı sektöründe ilk 3 il arasında olduğunu belirterek, bu yüzden Konyalı üreticilerin özellikle İtalya ağırlıklı modayı yakından takip ettiğini ve üretimlerini buna göre şekillendirdiğini anlattı.

Ayakkabı sektörüne yön veren İtalya ve giyimde modayı belirleyen Fransa'nın bu yıl için yeşil ve sarı renkleri öne çıkardığını vurgulayan Kiçimusla, şunları kaydetti:

“Yurt dışındaki fuarlarda ve defilelerde genelde bu renk öne çıkıyor. Geçen yıl mor ve kırmızı renkler sunulmuştu. Geçen yaz bu renkler inanılmaz tuttu. Bu yıl da sarı ve yeşil... Spor tarzı babet türü ayakkabılarda yeşil ve sarı ile birlikte kadınların ayakları rengarenk görülecek. Bu yaza 12 farklı renkle giriyoruz.”

Kiçimusla, kadın ayakkabılarında sivri ve yuvarlak burunların yine ön planda olacağını belirterek, bu yıl topukların biraz daha kısaldığını ve hatta düz taban ayakkabıların yazın daha fazla satılacağını bildirdi.

Türkiye'de sektörün son 5 yıldır ciddi sıkıntılar yaşadığını ifade eden Kiçimusla, “Bazı önlemlerle sektörün rahatlatılması gerekiyor. İthal ürünlere daha ciddi kısıtlamalar yapılırsa yerli firmaların önü açılacaktır” dedi.


Kaynak-Hürriyet

BAHARA DAHA GÜÇLÜ GİRMEK İSTEYENLER İÇİN BİTKİSEL LEZZETLER

Kış son defa yüzünü gösteriyor bu ayda. Kimi yağmur, kimi kar ve kimi de ikisi karışık bir hava hakim şu an ülkemizde. Her ne kadar güneş yüzünü gösterse de arada bir siz aldanmayın yinede. İncecik şeyleri giyip de dışarı çıkmayın ve tam bahara merhaba demek üzereyken hasta etmeyin kendinizi de. Bu aylar hepimizin bildiği üzere çok sık değişen hava koşulları nedeniyle soğuk algınlıklarına kolayca davetiye çıkarır ve hiç kuşkusuz psikolojimizde bu dalgalanmaya eşlik eder. Günün en güzel saatinde bir bakmışsınız çok keyifli, bir saatinde ise ani bir değişimle çok keyifsiz olabilirsiniz. Bunun için yapmamız gereken en kestirme yol olarak doğanın bize sunduğu nimetlerden faydalanmak ve bu geçiş sürecini en iyi şekilde atlatmak. Bunun için yine defterime almış olduğum notlardan yola çıkarak size vereceğim tariflerle hazırlayacağınız karışımlar sayesinde kendinizi daha iyi hissedecek ve dediğimiz gibi bu mevsimsel geçişe daha hızlı uyum sağlayacaksınız…

Hadi bakalım şimdi gelelim tariflerimize…


BEDENİNİZE GÜÇ KATIN

Malzemeler : 2 yemek kaşığı mürver çiçeği, 1 yemek kaşığı ıhlamur, 1 yemek kaşığı hindiba, 1 su bardağı su

Yapılışı : Mürver çiçeğini, ıhlamur ve hindibağ ile karıştırıp, 1 su bardağı kaynar suyun içine atın. 10 dakika demlenmesini bekleyin. Daha sonra bitkileri süzün. Bu çaydan günde 2-3 bardak öğün aralarında veya aç karnına içebilirsiniz. Bu uygulamaya bahar mevsiminden 3-4 hafta önce başlarsanız, bahar alerjisine ve nezleye vücudunuzu hazırlamış olursunuz.

KENDİNİZİ DAHA ENERJİK HİSSEDİN

Malzemeler :
1’er çorba kaşığı ölçüsünde lavanta çiçeği, biberiye yaprağı, sarı kantaron, kekik ve turunç çiçeği

Yapılışı : Lavanta çiçeği, biberiye yaprağı, sarı kantaron, kekik ve turunç çiçeğini ince ince kıyın ve harmanlayın. Bu karışımı cam bir kavanozda saklayın. Her gün sabah ve akşam bir fincan suyla bu bitki karışımını demleyin ve için. Kendinizi daha enerjik hissedecek ve stresinizi atacaksınız.

SARI KANTARON İLE NEŞENİZ YERİNE GELSİN

Malzemeler : 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış sarı kantaron, 1 tatlı kaşığı civanperçemi, 1 su bardağı kaynar su.

Yapılışı : İnce kıyılmış sarı kantaronu civanperçemi ile karıştırın. Bir su bardağı kaynar suyun içine atın ve 8-10 dakika demlenmesini bekleyin. Sonra süzün. Bu taze bitki çayını günde 2-3 kez öğün aralarında aç karna ve soğutmadan için. İki hafta boyunca bu küre devam edin.

İŞTE KANSERDEN KORUYAN 4 BESİN

New York Üniversitesi egzersiz yapmanın hayati olduğunu hatırlattı ve kanserden koruyan 4 besini sıraladı:





D vitamini: D vitamini alan kişilerde kanser riski yüze 60 ile 77 arasında azalıyor. Güneş ışığından alınan D vitamini bağışıklık sistemini koruyor ve kanser hücrelerinin yok edilmesinde etkili oluyor. Sardalya ve somon gibi balıklarda da bulunuyor.
Üzüm: Üzüm ve yaban mersinine mavimsi rengini veren “pterostilbene” adlı madde özellikle bağırsak kanseriyle savaşıyor.
Ceviz: Yüksek miktarda selenyum içeriyor. Her gün bir avuç yiyenlerde akciğer kanseri riski yüzde 46 oranında azalıyor.
Çay:Günde üç fincan çay içenlerde boğaz kanserine yakalanma riski, içmeyenlere göre yarı yarıya düşüyor. Yeşil çayda daha yüksek oranda bulunan antioksidanlar kansere karşı etkili.
Egzersiz:Haftada bir kez 1 saat egzersiz yapanların prostat kanseri riski yüzde 38 azalıyor.